Hızlı Şehir Hayatında Nasıl Hayatta Kalınır

Hızlı Şehir Hayatında Nasıl Hayatta Kalınır? Yoğun Çalışan İnsanlar için Faydalı İpuçları Türkiye’de belki de hayatın en hızlı akıp gittiği kenttir İstanbul… İstanbul’un yerlisi de yabancısı da, çalışmaya veya gezmeye geleni de bu hızlı hayattan nasibini alır. Sadece trafiğinden bahsetmiyoruz...

3326 0

Hızlı Şehir Hayatında Nasıl Hayatta Kalınır? Yoğun Çalışan İnsanlar için Faydalı İpuçları
Türkiye’de belki de hayatın en hızlı akıp gittiği kenttir İstanbul… İstanbul’un yerlisi de yabancısı da, çalışmaya veya gezmeye geleni de bu hızlı hayattan nasibini alır. Sadece trafiğinden bahsetmiyoruz bu yorucu kentin, yolda yürüyen insanların bile her daim acelesi var gibidir İstanbul’da. Kuşları, martıları bile hızlı uçar gökyüzünde. Dolayısıyla, bir telaş ve tedirginlik hâkimdir kentin hemen hemen her yerinde.
Bu telaş ve tedirginlik, bilhassa çalışan insanları negatif etkilemektedir. Haftanın beş ya da altı günü, (belki de yedi günü) işe gidip gelen insanların stres seviyeleri yükselir, enerjileri düşer ve bu yüzden bu insanlar karamsar bir ruh haline bürünürler. Peki, bu hızlı hayatın negatif etkilerini azaltmak için neler yapabiliriz? Bu yazımızda İstanbul gibi yoğun ve hızlı bir şehirde nasıl hayatta kalabileceğinizi(!) kaleme aldık. Keyifli okumalar.
Hızlı Bir Şehir Hayatının Olumsuz Etkilerini Azaltmak İçin…
1.Eviniz ve iş yeriniz aynı yakada, mümkünse birbirine yakın semtlerde olsun.
İstanbul’da mutlu olabilmenin en önemli şartı, birbirine yakın yerlerde oturmak ve çalışmaktır. Günün 4-5 saatini yolda geçirdikten sonra dinlenmeye fırsat bulamamak ve doğal olarak sürekli negatif düşüncelere kapılmak çok normal. Bu yüzden oturacağınız evi, iş yerinizle aynı yakada hatta mümkünse birbirine en yakın semtlerde tutmaya gayret edin.
Aynı şey İstanbul’a seyahate geldiğiniz zaman da geçerli. Örneğin, iş ve ticaret merkezlerinin ve fuar alanlarının yoğun olduğu Avrupa yakasına gelecekseniz, merkezi konuma sahip bir otelde konaklama yapmanızda fayda var. Mesela, İstanbul’un en merkezi semtlerinden biri olan Gayrettepe’de yer alan Manna Boutique Hotel, İstanbul seyahatiniz için biçilmiş kaftan niteliği taşıyor. Manna Hotel’de konaklayıp trafiğe hiçbir şekilde takılmadan İstanbul’da iş gezisi yapabilmeniz mümkün.
2.Yapabiliyorsanız, trafiğe kendi aracınızla çıkmak yerine iş yeri servislerini ya da toplu taşımayı tercih edin.
İstanbul’un o meşhur trafiğini bilip de özel araçla yola çıkmak gerçekten büyük cesaret ister. İş yeriniz size servis gibi bir olanak sağlıyorsa servisi, değilse toplu taşıma araçlarını kullanmak çok faydalı olacaktır. Yoğun iş çıkışı saatlerinde toplu taşıma da çok kalabalık olur ancak sürekli dur-kalk yapılan trafikte bir de direksiyon başında olmak hem sırt ve bel ağrısına neden olur, hem de stres seviyenizi yüksek oranda artırır. Bu yüzden servis ya da toplu taşıma araçları, yoğun iş çıkışı saatlerinde hem daha ekonomik hem de bedeniniz açısından daha sağlıklı bir alternatiftir.
3.Yoğun bir hayat sürerken unutkanlık yaşamanız çok normal, bu yüzden çantanızdan bir ajanda ile bir kalemi eksik etmeyin.
Sürekli çalan telefonlar, gelen e-postalar derken yemeğe çıkmayı bile unutabiliyor bazen insan. Hele bir de yetiştiremediğiniz işlerin sırtınıza yüklediği stresi düşünmek bile istemiyorsunuz değil mi? Bununla başa çıkabilmenin en pratik yolu, zaman ve iş planlaması yapmaktır. Bu yüzden cebinizden bir not defterini veya çantanızda bir ajandayı ve kalemi eksik etmemenizde fayda var. Hemen her şeyi not alın. “Su almam lazım onu da mı not alayım ajandaya?” demeyin. Evet, onu da yazın ki ne zaman neyi yapacağınızı hatırlayın ya da yapmayı es geçtiğiniz şeyleri anında hatırlayabilme şansınız olsun.
4.Boş zamanlarınızda AVM gibi kalabalık ve gürültülü yerlere gitmeyin.
Haftanın neredeyse her günü yoğun ve kalabalık bir ortam içerisindesiniz. Belki de evden işe işten eve gitmek için yolda saatler harcıyorsunuz. Bu yüzden iş çıkışında ya da bir Pazar günü oldukça kalabalık ve gürültülü alışveriş merkezlerinde zaman geçirmek çok da mantıklı bir fikir değil. Trafiğin sakinleşmesini bekliyorsanız, AVM yerine şirin ve salaş bir kafeye girebilir ya da kalabalık olmayan bir kitapçıda zaman geçirebilirsiniz. Pazar gününü ise sevdiklerinizle daha doğal ve yeşil alanlarda geçirin. Bol bol oksijen depolayın ki bir sonraki haftaya bir nebze olsun daha rahat başlayabilin.
5.Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için beslenmenize dikkat edin.
İşe geç kalmamak için hiçbirimiz sabah vakitlerinde uzun ve güzel bir kahvaltı yapamıyoruz. Bu yüzden beslenmenize daha fazla özen göstermeniz gerekiyor. Bol bol taze meyve ve sebze tüketmek, yeterince su içmek ve fast-food besinler yerine mümkün olduğu kadar ev yemekleri tercih etmek, yapabileceklerinizin başında geliyor. Masanızda bir şişe su bulundurmayı ve yanınızda hazır paketli gıdalar yerine taze veya kuru meyveler bulundurmayı deneyebilirsiniz.
Not: İstanbul, sandığınız kadar korkunç bir şehir değil. ☺

Bu makalede:

Yorum yapın