İstanbul’da Görmeniz Gereken 8 Manzara Noktası

İstanbul, yedi tepesi, boğazı, tarihi sokakları ve harika manzarasıyla dünyanın en güzel şehirlerinden biridir. Hal böyle olunca şehirde hangi açıdan bakarsanız bakın birbirinden güzel İstanbul manzaralarıyla karşılaşmanız mümkün. Manzara teraslarının, kafelerin ve tarihi binaların her birinin insanı büyüleyen eşsiz manzaraları...

1270 0

İstanbul, yedi tepesi, boğazı, tarihi sokakları ve harika manzarasıyla dünyanın en güzel şehirlerinden biridir. Hal böyle olunca şehirde hangi açıdan bakarsanız bakın birbirinden güzel İstanbul manzaralarıyla karşılaşmanız mümkün. Manzara teraslarının, kafelerin ve tarihi binaların her birinin insanı büyüleyen eşsiz manzaraları vardır. İstanbul’u izlerken içiniz denizin mavisi, doğanın yeşiliyle ve huzurla dolar. Birbirinden güzel İstanbul manzaraları için nerelere gitmeniz gerektiğini bu yazıda sizler için derledik.

Galata Kulesi

Fotoğraflarda ihtişamlı duruşuyla kendini gösteren, İstanbul’un simgelerinden biri olan Galata Kulesi, İstanbul’un en eski ve en güzel kulelerinden biridir. Kule, Bizans İmparatoru Anastasius Oilosuz tarafından 528 yılında fener kulesi olarak ahşaptan inşa ettirilmiş. Gündüz ayrı akşam ayrı güzellikte olan manzaraya sahip Galata Kulesi’nden Sultanahmet, Topkapı, Boğaz, Ayasofya, Eminönü ve Haliç gibi yerleri aynı anda görebilme imkanınız oluyor.

Galata Kulesi'nden manzara

Büyük Çamlıca Tepesi

Büyük Çamlıca Tepesi, İstanbul’un en fazla ziyaret edilen seyir teraslarındandır ve 268 metre yüksekliğindedir. Boğaz’ın mavi suları, Boğaziçi Köprüsü ve Avrupa Yakası silüetine bakarak çayınızı yudumlayacağınız bir manzara terasıdır. İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarasına ve panoramik bir Marmara Denizi resmine hakim olan tepeler, temiz havası ve doğal güzellikleri ile birçok İstanbullu’nun özellikle hafta sonu uğrak yerlerinden birisi. Eşsiz gün batımını seyretmek için çok iyi bir seçenek olan seyir terasında manzaranıza Galata ve Boğaziçi Köprüsü, Rumelihisarı, Kandilli ve Topkapı eşlik ediyor. Günün her saatinde büyüleyici olan Büyük Çamlıca‘nın sabahı başka, akşamı bir başka güzel.

Çamlıca Tepesi manzarası

Rumeli Hisarüstü

Boğaz’a açılan başka bir İstanbul manzarasını da Rumeli‘de bulabilirsiniz. Rumeli’ye giderken İstanbul’un içinden geçerek kısa bir tur yapıyorsunuz ve daha sonra son durakta inerek bu sefer İstanbul’un manzarasına biraz daha yukardan bakma şansına sahip oluyorsunuz. Adını burada bulunan Bektaşi Şeyhi Nafi Baba’nın açtığı türbeden alan Nafi Baba Tepesi ya da nam-ı diğer Hisarüstü, sizlere Anadolu yakası ve İstanbul Boğazı’nın manzarasını sunuyor. Burada bulunan bir kafede oturup, manzaraya karşı çayınızı yudumlarken kendinizi İstanbul’un dinlendirici güzelliğine bırakabilirsiniz.

Rumeli Hisarönü mnazarası

Büyükada Aya Yorgi Tepesi

Büyükada’da bulunan Aya Yorgi Kilisesi, 1905 yılında inşa edilmiş ve 1909 yılında kullanıma açılmış. 1909’dan bu yana hala onbinlerce insan bu kiliseye dilek ve dualarının gerçekleşeceği ümidiyle ziyarete gidiyor. İstanbul’a gittiğinizde adaları gezmek için Büyükada‘ya uğrarsanız ve Aya Yorgi Kilisesi’ni ziyaret ederseniz, Yücetepe’den bol oksijen eşliğinde muhteşem deniz manzarasını izlemeden geri dönmeyin.

Aya Yorgi'den manzara

Pierre Loti Tepesi

Fransız asıllı olan Pierre Loti, bir deniz subayı ve yazardır. Pierre Loti, Haliç‘in bu tepesini çok severmiş ve belli dönemlerde hep burayı ziyaret edermiş. İstanbul’a hayran olan ve İstanbul’da farklı yerlerde yaşayan Pierre Loti, Aziyade adlı romanında bahsettiği kadın ile burada tanışmış ve romanda da ona olan aşkını anlatmıştır. Eyüp’te bulunan bu tepeye İstanbul’a hayranlığıyla bilinen Pierre Loti’nin adı verilmiştir. Ayrıca burada bulunan cafe’ye yine onun adı verişmiştir. Pierre Loti Tepesi‘ne gittiğinizde Haliç’e karşı oturup, manzaranın tadını çıkartabilirsiniz.

Pierre Loti tepesi manzarası

Sevda Tepesi/Vaniköy

Çengelköy’e gittiğinizde uğramanız gereken, pek çok Türk filminde gördüğümüz Sevda Tepesi’nde de harika bir İstanbul manzarası sizi bekliyor. İlginç ve acıklı bir bir hikayesi vardır. 1920’li yıllarda Hollywood’un ünlü jönü Rudolf Valentino’ya benzeyen teğmen Vahit Bey, takma adıyla Valentino Vahit, Belkıs Hanım’a aşıktır ve burada buluşmaktadırlar. Bu tepede birlikte hayatını kaybeden çiftin anısı yıllardır burada sürmektedir. Bu tepenin adı da Sevda Tepesi olarak kalmıştır.

Sevda Tepesi manzarası

Ulus Parkı

Ulus Parkı, Boğaz manzarasının güzelliğine doyamayanlar için en iyi alternatiflerden biridir. Boğaziçi Köprüsü, Selimiye Kışlası, Topkapı Sarayı ve Üsküdar’a doğru çizilen kaviste eşsiz bir manzara sizi beklemektedir. Boğaz’ın masmavi sularını yemyeşil ağaçların arasından izlerken İstanbul’a bir kere daha aşık olabilirsiniz. İstanbul’un harika manzarasını izlemek, parkın içindeki kafede dinlenmek ve temiz havanın tadını çıkarmak için güzel bir Ulus parkı güzel bir alternatif.

Ulus Parkı manzarası

Yuşa Tepesi

Burası tarihin ilk dönemlerinden itibaren kutsal bir yer olarak kabul edilmiş ve çeşitli uygarlıklar burada kendi dinlerinin mabet ve tapınaklarını inşa etmişlerdir. İstanbul’un Çamlıca’dan sonraki en yüksek tepesi, Beykoz sırtlarında bulunan Yuşa Tepesi’dir. Buranın kuzeyinde de Yoros Kalesi yer almaktadır. Anadolu Kavağı ve Beykoz’a yolu düşenlerin mutlaka uğraması tavsiye edilen ve muhteşem boğaz manzarasına sahiptir. Anadolu Kavağı’ndan Beykoz’un Tokat köyüne giderken İstanbul’u tepeden seyredebilirsiniz.

Yuşa Tepesi

Bu makalede:

Yorum yapın